Untitled Document
 MÜMİNLERİN BİLGİSİNE 
 GÜNÜN AYET-İ KERİME'Sİ:
Birinci üflemenin (kâinatı) sarstığı, onu ikinci üflemenin takip ettiği gün, işte o gün yürekler kaygıdan oynar, gözler yorgun düşer. (Nâziât-6)

 GÜNÜN HADİS-İ ŞERİF'İ:
Bir kısım insan vardır, Allah'ın mülkünden haksız bir surette mal elde etmeye girişirler. Halbuki bu, kıyamet günü onlara bir ateştir, başka değil.

 GÜNÜN SÖZÜ:
İnsanların büyük bölümü, bilgi sahibi olmadan kanaat sahibi olur. Kanaat sahibi olmada da çok acelecidir.
 
 FAYDALI SİTELER 
 
 SİTEDEKİ ZİYARETÇİLER 
Şu an sitede, 3 ziyaretçi ve 0 üye bulunuyor.

 
 ZİYARETÇİ SAYACI 
Pazartesi104
Salı128
Çarşamba107
Perşembe130
Cuma108
Cumartesi10
Pazar104
Toplam:435363
En Çok:581
 
http://www.siraceddin.com - silsile - Şeyh Abdurrahman Ebul Vefa (K.S.)

    

ŞEYH ABDURRAHMAN EBUL VEFA (K.S.)
(1253-1285 Hicrî) (1837-1868 Miladî)

Bu ulu zat, Şeyh Siraceddin (KS)'in ikinci oğludur. Babası tarafından yetiştirilmiş, böylece irşad ve velayet makamı sahibi olmuştur. Her yönden bilgili, âlim, üstün derecede terbiyeli ve edip olup kalpleri nurlandıran bir şahsiyetti.

Son derece utangaç ve edep sahibi olduğundan, babasının 1283 H. yılında vefatından sonra daha fazla bir şeyler öğrenebilmek üzere Bağdat'a gitmiş, ömrü vefa etmediğinden, verimli bir yaşta Geylânî Medresesinde vefat ederek Gavs-ül Âzâm'ın yanıbaşındaki mezarlığa defnedilmiştir. Yüce Allah (CC), ruhunu aziz etsin.

Şeyh Abdurrahman Ebul Vefa (KS)'nın kerametleri hakkında...

Bu zat, vefatından önce, büyük Veli Abdülkadir Geylânî Hazretleri'nin (KS) yakînine defnini vasiyyet etmişti. Vefat ettiğinde başka bir yere defnetmişlerdi. Bir gece, büyük Veli Abdülkadir Geylânî (KS) Hazretleri, kentin nakib-ül eşrafı olan zatın rüyasında görülmüş ve ona, merhum Şeyh'in naaşının defnedildiği yerden kaldırılarak, kendi türbesi yanına nakledilmesini emretmişti. Bu kişi uyandığında, rüyadır diye önem vermemiş, ancak iki kez daha Hazret-i Gavs (KS) üst üste rüyasında kendisine görünmüş, son görünmesinde, elindeki asa ile defin yerini de işaretlemesi üzerine, rüyanın sabahı bu kişinin koşarak emri tebliği ile kabrin nakli gerçekleşmiştir.

Şeyh, günün birinde, çok ağrılı bir göz hastalığına uğrar. Çok acı çekmektedir. Kur'an-ı Kerim'i okurken çektiği acıya feryadını eklemektedir. Görenler, durumu babası Şeyh Siraceddin (KS)e bildirirler. Ancak Hazret-i Şeyh (KS), gelenlere: "Ben ne yapayım? Elimden ne gelir; Yüce Allah (CC), Abdurrahman'ın sesini seviyor" der.

Günün birinde Şeyh Bahaeddin (KS) Hazretleri, yanında bulunan büyük bilgin Mamosta ve Hacı Nodeşî ile birlikte Hacc'a gitmeyi tasarlamışlardı. Mahallin büyüklerinden Mahmud Paşa'nın oğlu Mehmed Paşa Şeyh Bahaeddin (KS)'e, Hacca çıkacağını, vakti gelince de kendisinin ona refakat etmesini teklif eder. Şeyh Bahaeddin (KS), bu teklifi kabul ederek ilkten paşanın evine gider, oradan da Mekke-i Mükerreme'ye hareket etmelerini kararlaştırırlar. Bu sırada Şeyh Abdurrahman (KS) Hazretleri güzel görünüşlü ve temiz elbisesi ile çok güzel, göz alıcı bir ata binerek gelir. (O sıralarda kendisi çok güzel ve gösterişli bir gençti). Atını, paşanın evi önünde bir ileri bir geri koşturmaya başlar. Bu durumu gören zamanın büyük bilgini Hacı Nodeşî, içinden şöyle geçirir: "Abdurrahman'ın, bu güzel kıyafeti, göz alıcı atı ve süslü elbiseleri ile bu hareketleri, bu tarikatın vakarını kırmaz mı? İrşad makamına erişen bu zatın bu türlü davranışları kendisine yaraşır mı?" Ancak bu zatın davranışlarında hikmet bulunduğunu sezmiş, düşünce ve kararını şeriat terazisinde tartarak bu sonuca varmıştı.

Bu zatın bindiği at gösterişli, tabiaten süslü idi. Aklına Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimiz'in bir Hadis-i Şerif'i gelmişti: "At'la hayırı isteyin, çünkü atın alnında kıyamet gününe kadar hayırlı bir düğüm bulunmaktadır."

Yüce Allah (CC), insanların görünüşü hakkında:

"Sizleri resmetti, sonra resminizi güzelleştirdi" buyurmaktadır.

Yine Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimiz, bir başka Hadis-i Şerif'inde atın ve elbisenin temizlik ve güzelliği ile maksatlı yolculuğun kendisine sevdirildiğini ifade etmişti.

Hacı Nodeşî: "Yüz ve endam güzelliği, Yüce Allah (CC)'ın insana lütuf ve ihsanıdır. Temiz elbise ve nezafet, İslâm'ın kemâl ve olgunluğudur" diyerek, sonuca varmıştı. Hacı Nodeşî'nin aklından geçenlerin tatbikatını, bilfiil Şeyh Abdurrahman (KS) yapıyordu.

Allah Dostu Şeyh Muhammed Osman Siraceddin-i Sani Hazretleri (KS) web sitesi.
PHPNUKE ©